Sohbet Verecek Kişide Olması Gereken Vasıflar
Dinî bilgisinin yeterli olmadığı kanaatinde olduğumuz bir kardeşimiz ısrarla sohbeti kendisi yapmak istiyor. Bu durumda nasıl hareket edilmelidir? Sohbet edecek kişinin vasıflarını belirleyen bir çerçeve var mıdır?
Tabii ki böyle bir kardeşimizi her şeyden önce iyilikle ikna yoluna gitmek gerekir. Kırarak, cehaletini yüzüne vurarak ve toplumda küçük düşürmek suretiyle rencide etmemek lazımdır. Ondan sonra da bilmeden yapılacak bir bilgilendirmenin doğru olmayacağı hikmetle ona anlatılmalıdır.
Sohbet, konusuna göre ehli tarafından yapılmalıdır. Gerek dinî sohbetler gerekse diğer mesleklerle alakalı olsun, o sahanın uzmanına müracaat edilmelidir. Anlatılacak şeyi en iyi bilen, hikmetle anlatan, tecrübesi daha ileri olan, huy ve ahlakı daha güzel olan, konuştuğu dili daha iyi konuşanın anlatması elbette daha yararlı olacaktır. Cenâb-ı Hak, “Zira her ilim sahibinin üstünde daha iyi bilen birisi vardır.”[1], “Ve (Resulüm!) De ki: Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Doğrusu ancak akıl sahipleri bunları hakkıyla düşünür.”[2] buyurmuş ve bilgi ve bilgililere işaret etmiştir. Bizim de bu ölçüyü muhafaza etmemiz en uygun olanıdır.