Regaip Kandili
Regaip Kandili’nin sadece Türkiye kökenli Müslümanlar arasında kutlandığını görüyoruz. Bu kandili kutlamak bidat midir?
Regaip Kandili, adına üç aylar dediğimiz recep, şaban ve ramazan ayı içinde gelen mübarek gecelerden bir tanesidir. Hicri takvime göre, yedinci ay olan recep ayının ilk cuma gecesidir. Bu gecede Yüce Allah’ın rahmet, bağış ve yardımlarının dağıtıldığı kabul edilir. Hadis kaynaklarımızda Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in recep ayının ilk perşembe gününü oruçla geçirdiğine dair rivayetler vardır. Ancak bu rivayetler pek güçlü değildir.
Müslümanlar arasında, regaip gecesine mahsus olarak on iki rekât namaz kılma alışkanlığı, ilk kez on ikinci yüzyılın başlarında görülmüştür. Ulemanın büyük bir kısmı böyle bir namazın olmadığı kanaatindedir. On sekizinci asırdan itibaren de regaip geceleri tekke ve zaviyelerde gösterişli törenlerle kutlanmaya başlanmış; tasavvuf ehli şairler, bu gece için “regâibiyye” adı verilen şiirler yazmışlardır. Diğer kandil gecelerinde olduğu gibi, regaip kandillerinde de minarelere kandillerin asılması gelenek hâline gelmiştir. Müslümanlar arasında regaip gecelerinde ibadet ve duada bulunma, geceyi kandil simidi ve şekerlemeleri ile kutlama âdeti yerleşmiştir. Bu gibi âdetler, günümüze kadar böylece gelmiştir. Bu yönleri ile baktığımızda uzun asırlar sonra ortaya çıkmış ve ilk dönemlerde bulunmayan bir uygulama olduğunu söyleyebiliriz. Fakat regaip gecelerinde dua etmek, tevbe ve istiğfarda bulunmak, bu geceyi kutsal kabul etmek suretiyle çeşitli ibadetlerle geçirmek, genel olarak âlimler arasında kabul görmüştür.