Müslüman’ın Koruyucu Aile Olabilmesi
Evlatlıktan farklı bir alan olan koruyucu ailelik müessesesi İslam’ın temel kaynaklarına göre nasıl ele alınmalıdır? Müslümanlar koruyucu aile olabilirler mi?
Câhiliye uygulaması olan evlat edinme uygulaması kaldırılmakla birlikte, Kur’ân-ı Kerîm, zekât, fitre, fidye, keffaret, sadaka, hibe ve vasiyet gibi yollarla başkalarına yardım etmeyi tavsiye etmektedir. Buna göre bakıma muhtaç insanlara maddi, manevi her türlü yardımda bulunulabilir. Bu insanlar küçük ise büyütülüp evlendirilebilir, hibe veya vasiyet yolları ile onlara yardım edilebilir. Ancak bunlar nesep akrabaları gibi kabul edilemezler.
Koruyucu ailelik uygulaması biraz bu yardım edilecek insanların durumuna banzemektedir. Nitekim Osmanlı hukuku uygulamalarında “tebenni; besleme alma” adı verilen ve tamamen örfi bir uygulama fiilen mevcuttu. Bu uygulamada tebenni edilen çocuğun, gerçek anne ve babasıyla alakası tamamıyla kesilmiyordu; bunun yanında çocuk, evlat edinen ailenin yanında kalıyor; bakımı, korunması, yetiştirilmesi ve meslek sahibi edilmesi gibi ihtiyaçları, yanında kaldığı aile tarafından karşılanıyordu. Bu uygulama Kur’an ve sünnette sıkça zikredilen yetim ve bakıma muhtaç çocuklara sahip çıkılması gerekliliğinden hareketle oluşturulmuş bir uygulama idi.
Günümüzde, içinde yaşadığımız coğrafyanın getirmiş olduğu gereksinimler nedeniyle de ayetle yasaklanan statünün dışında, yardım amacıyla Osmanlı hukukundaki uygulamaya benzeyen bir uygulama ile bu çocuklara sahip çıkacak kişi veya kurumların oluşturulması lüzumludur. Mahremiyetle ilgili dinî şartlara uyulmak suretiyle yukarıdaki uygulamanın işletilmesi ve ihtiyaç zamanlarında Müslümanların koruyucu aile olarak çocuklara sahip çıkması mümkündür.