Kurbanı Kesmek Veya Bağışlamak
Kurbanı kendi bulunduğumuz ülkede mi kesmek yoksa diğer ülkelerdeki ihtiyaç sahiplerine mi göndermek efdaldir?
Önce kurbanın niçin kesildiğinin hikmetini kavramak gerekir. Allah (c.c.) buyuruyor ki: “Kurbanlarınızın etleri ya da kanları Allah’a ulaşmaz, ama sizin takvanız Allah’a ulaşır.”[1] Buradan anlıyoruz ki, kurban ibadetinin asıl amacı Allah’ın rızasını kazanmak ve O’na yakınlaşmayı arzu etmek ve böylece takvaya ulaşmaktır. Kurban kesmekte kesilen hayvanın değerlendirilmesi de önemlidir. Nitekim kurban kesildikten sonra birçok fıkhî hükmün terettüp ettiği de bir gerçektir. Örneğin “Onlardan yiyin ve eli dar olana ve yoksula yedirin.”[2] ve “Etinden yiyin ve ondan dilenen, dilenmeyen yoksullara yedirin.”[3] ayetleri bu hakikati bize gösteriyor. Hz. Peygamber (s.a.v.)’in kestiği kurbanlarına yapmış olduğu muamele sadedinde nakledilen şu hadîs-i şeriften de bunu öğreniyoruz: “O, üçte birini aile halkına yedirir, üçte birini yoksul olan komşularına yedirir, geri kalan üçte birini de tasadduk ederdi.”[4] Böyle olunca kesilen kurbanların etlerini veya kesilecek hayvanların daha muhtaç olan yerlere ulaştırılması veya oralarda kesilmesi daha güzel ve daha efdaldir.
[1] Hac suresi, 22:37
[2] Hac suresi, 22:28
[3] Hac suresi, 22:36
[4] Bu hadisi Ebû Mûsâ el-Asbahânî, el-Vezaif’te rivayet etmiş ve bunun hasen bir hadis olduğunu belirtmiştir.