Hidayetin Çeşitleri
Hidayetin çeşitleri nelerdir?
Hidayetin iki çeşidi vardır.
Bunlardan birincisi; her varlık yaratılış ve fıtrat kanunlarına göre kendisi için takdir edilen gayeye doğru giderken, zorunlu bir istikamet takip eder; buna ilahî sevk diyoruz. Kâinattaki hiçbir şey bu ilahî sevk ve idarenin dışında hareket edemez. Yaratılan her varlık, gönüllü bir boyun eğişle asla isyan ve itiraz etmeden kendilerine düşen vazifeleri yerine getirmeye çalışır ve varmak istedikleri hedefe süratle koşar. Kur’ân-ı Kerîm’de bu ilahî sevkler bize şöyle hatırlatılır: “Rabbin, bal arısına şöyle ilham etti: Dağlarda, ağaçlarda ve hazırlanmış kovanlarda yuva edin; sonra her çeşit üründen ye, sonra da Rabbinin gösterip müyesser kıldığı yollara koyul.”[1]
İkincisi; insan iradesinin dikkate alındığı hidayettir. Allah (c.c.), hidayete götürücü bütün vesileleri yaratır. Hidayeti yaratmasına gelince o, insan iradesine bağlıdır. Kur’ân-ı Kerîm’in birçok ayetinde bu tür hidayet ele alınmaktadır. Şu ayet onlardan bir tanesidir: “Semud milletine doğru yolu göstermiştik, ama onlar körlüğü doğru yolda gitmeye tercih ettiler. Kazandıklarının karşılığı olarak onları alçaltıcı azabın yıldırımı çarptı.”[2] Bu ayetten de anlaşıyor ki, hem hidayet hem de dalalet doğrudan doğruya insanlarının fiillerinin tabii sonucu olarak meydana gelmektedir. Kul fiil ve davranışlarıyla hidayet talep ediyorsa Allah hidayet veriyor, aksi hâlde ise dalalet gönderiyor. Peygamberimiz bu konuda şöyle buyurur: “Ben tebliğ ve davet edici olarak gönderildim. Hidayet meselesinde benim hiçbir müdahalem ve salâhiyetim söz konusu değildir. Şeytan da bâtılı süslü göstermek ve sizi azdırmak için gönderilmiştir. Onun da dalalet hakkında bir söz ve salahiyeti yoktur.”[3]
[1] Nahl suresi, 16:68
[2] Fussilet suresi, 41:17
[3] İmam Suyûtî, Cem’u’l-Cevami, c. 4. s.261, H. No: 12321/128, Ezher-i Şerif Baskısı 1426/2005