Güzel Kıraatten Ötürü Gururlanma
Namaz kıldırırken güzel kıraatten veya sohbet ederken etkileyici hitabetten ötürü kalbimizde bir gururlanma hissi beliriyorsa bu yaptığımız amelin durumu ne olur?
Böyle durumlarda hem kibir hem de riya söz konusudur. Kibir vardır, zira kendisini akranlarından güçlü ve daha yetenekli görme, küçümseme mevcuttur. Riya vardır, zira Allah’ın verdiği nimetleri kendi nefsinden bilme ve samimiyetsiz hareket etme, yaptığı işi yaparken, Allah rızasını talepten ziyade insanların beğenisini kazanmayı hedefleme söz konusudur. Allah’ın Resulü (s.a.v.), riyanın tehlikesini “Muhakkak ki, sizin için en çok korktuğum şey, küçük şirk, yani riyadır.”[1] buyurarak haber veriyor. Gösteriş için ve bir çıkar düşüncesiyle Kur’an okumak, namaz kılmak, oruç tutmak, zekât vermek, hacca gitmek, sadaka vermek, ibadetleri boşa çıkarır, o ibadetlerin içini boşaltır. Nitekim Allah Teâlâ; “Ey iman edenler! Sadakalarınızı, insanlara gösteriş için malını harcayan, Allah’a ve ahiret gününe inanmayan kimse gibi başa kakmak ve eziyet etmek suretiyle boşa çıkarmayın. Çünkü onun bu gösterişinin hâli, üzerinde az bir toprak bulunan bir kaya parçasının hâline benzer ki, ona şiddetli bir yağmur isabet edince üzerindeki toprağı temizleyip kendisini katı bir taş hâlinde bırakır.”[2] buyurmak suretiyle riyanın zararlı neticesini bize haber veriyor. Belki sureten bir ibadet yapılıyordur. Ama içi boş ve kendisinden hayır ve sevap beklenen bir ibadet olmaktan çıkmış, tamamen sâlih amel fonksiyonunu yitirmiş bir ibadet oluyor. Bu ise bir Müslüman için çok büyük bir kayıp ve manen yıkım demektir.