Düğünlerde Yapılan İsraf
Düğünlerde (maddi-manevi) israf nasıl belirlenir?
İsrafın her türlüsü haramdır. Hele hele
düğünlerde gösteriş yarışına girerek büyük borçların altında ezilip yapılan
harcamalar dinimizce zemmedilmiştir (kötülenmiştir). Bu nedenle ister erkek
tarafı ister kız tarafı olsun, zorlaştırıcı olunmamalı, her zaman makul
isteklerde bulunulmalıdır. Çünkü karşı tarafı kaldıramayacağı yükün altına
sokmak bir vebaldir. Zira Hz. Peygamber (s.a.v.): “Nikâhın
en bereketlisi ve en güzeli, en az masraflı olanıdır.”[1] buyurarak, israf ve gösterişten kaçınmamızı
tavsiye etmiştir.
Düğünlerde maddi ve
manevi israfları şöyle belirleyebiliriz:
Kız görümlüğü diye
adlandırılan abartılı hediyeler.
Oğlan tarafının kız
tarafındaki herkese hediye bohçası düzenlemesi veya kız tarafının erkek
tarafına gönderdiği bohçalar.
Daha düğün yapılmadan
önce, salon tutularak, sanatçı gruplar getirilerek, yemekler yedirip, takılar
taktırılak yapılan nişan törenleri.
Düğünlerin ilan ve
icra mahalli Allah’ın evi camiler olmasına rağmen, büyük paralar ödenerek
tutulan ve içerisinde sadece 3-4 saat kalınan düğün salonları.
Çok yüksek paralar
ödenerek son model ve pahalı arabalar kiralayarak gücü yetmeyenlere kötü örnek
olmak.
Çok da lazım olmamasına rağmen, berberlerde ve
fotoğraf stüdyolarında büyük meblağlar ödenerek, baş yaptırmak ve resim
çektirmek, sanat eseri gibi yapılan süslü düğün kartları ile yeni evlenen
çiftlere altından kalkamayacakları kadar ağır borçlar yükleyerek ev eşyası
aldırmak ve döşemek de diğer israflardandır.