Cuma Hutbesini Dinlemenin Hükmü
Cuma hutbesini dinlemenin hükmü nedir?
Hutbe; cuma, bayram, güneş tutulma namazı ve Arafat günü öğle vaktinde yapılan ve genel olarak, Allah’a hamd, Resulüne salât ve Müslümanlara nasihatten oluşan konuşmaları ifade eder. Cuma günü cuma namazından önce okunan hutbe, cuma namazının geçerlilik şartlarından olan bir farzdır. Cuma suresinin dokuzuncu ayeti olan, “Ey iman edenler! Cuma günü namaza çağırıldığı (ezan okunduğu) zaman, hemen Allah’ı anmaya koşun ve alışverişi bırakın. Eğer bilmiş olsanız, elbette bu, sizin için daha hayırlıdır.”[1] ayetindeki “Allah’ı anmaya koşun!”emrinden ve Hz. Peygamber (s.a.v.)’ın hutbe ile ilgili hadislerini ve uygulamalarından hareketle müçtehitler, hutbenin farz olduğunda ittifak etmişlerdir. Okunması da dinlenmesi de farzdır. Dolayısı ile hutbeyi dinleyenlerin son derece dikkatli olmaları, telefon veya başka bir şeyle katiyen uğraşmamaları, kesinlikle yanındakilerle konuşmamaları, hatta yanındakilere “sus” bile dememeleri gerekir. Fıkıh kitaplarımız hutbede konuşan kişinin hutbeden elde edeceği sevaptan mahrum olacağını haber vermişlerdir.[2]
Cuma namazının hutbesinin cuma vaktinde ve cuma namazından önce okunması gerekir. Zira Hz. Peygamber (s.a.v.) hutbeyi cuma namazından önce okumuştur.[3] Bu yüzden bütün fıkıh âlimleri hutbenin namazdan önce okunması gerektiği konusunda görüş birliği içindedirler. Günümüze kadar uygulama da bu şekilde olmuştur.[4]
[1] Cuma suresi, 62:9
[2] İbn Hümâm, Fethu’l-Kadîr, II/28; İbn Kudâme, el-Muğnî, III/170-171; Şirbînî, Muğni’l-Muhtâc, I/549; Kâsânî, Bedâi’u’s-Sanâ’î, II/195-198; Nevevî, Mecmû’, IV/382-383
[3] Ebû Dâvûd, Salât, 240; Abdürrazzâk San’anî, el-Musannef, III/222, H. No: 5413
[4] İbn Hümâm, Fethu’l-Kadîr, II/28; İbn Kudâme, el-Muğnî, III/170-171; Şirbînî, Muğni’l-Muhtâc, I/549; Kâsânî, Bedâi’u’s-Sanâ’î, II/195-198; Nevevî, Mecmû’, IV/382-383