Çocuklara Yalan Söylemek
Çocuklara yaramazlık yapmamaları için bazı yalanlar söylenmesinde veya “Allah yakar, Allah kızar” gibi tehditlerde bulunulmasında sakınca var mıdır?
Dinimizde yalan veya asılsız beyan yasaklanmıştır. Şakası ile ciddisi ile yalanın her çeşidi haram kılınmıştır. Bunu “O hâlde, pislikten, putlardan sakının; yalan sözden sakının.”[1], “Ey İman edenler! Allah’ tan korkun ve doğru söz söyleyin.”[2] ayetleri ve “Doğruluktan ayrılmayınız. Doğruluk sizi birre (iyiliğe), o da sizi cennete götürür. Kişi doğru olur ve daima doğruyu araştırırsa Allah katında sıddıklardan (doğrulardan) yazılır. Yalandan sakının. Yalan insanı günaha, o da cehenneme götürür. Kişi durmadan yalan söyler ve yalan araştırırsa Allah katında yalancılardan yazılır.”[3] gibi hadîs-i şeriflerden öğreniyoruz. Soruda yöneltildiği gibi, bilhassa çocuklara karşı söylenen şaka formunda yalanlar çok daha tehlikelidir. Çocuk böylece oyun ve eğlence gibi yalan söylemeyi öğrenir. Dolayısı ile anne veya baba çocuğunun yanında yalana asla ve asla yer vermemeli, doğru söz söylemede ve doğru davranış sergilemede onlara iyi birer örnek olmalıdır. Telefon eden biri ile görüşmeyi arzulamadığımız zaman, “Evde yok de, evde yok de!” diye konuşturduğumuz çocuğumuz, ana ve babasını yalancı olarak tanıyacak ve hiçbir zaman onları örnek almayacaktır. Böyle bir davranışın doğru olmadığını ve günah olduğunu Efendimiz (s.a.v.) beyan ediyor. Abdullah b. Amir (r.a.) anlatıyor: Bir gün Allah resulü (s.a.v.) evimizde otururken, annem beni çağırdı ve, “Hele bir gel sana ne vereceğim.” dedi. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) anneme, “Çocuğa ne vermek istemiştin?” diye sordu. Annem, “Ona bir hurma vermek istemiştim.” deyince Efendimiz (s.a.v.), “Dikkat et! Eğer ona bir şey vermeyecek olursan üzerine bir yalan yazılacak!” buyurdular.[4] Diğer bir hadîs-i şerifte ise Peygamber Efendimiz (s.a.v.), “Şaka da dâhil yalan söylemeyene cennette bir köşk garanti ederim.”[5] Bütün bu ifadelerden anladığımız odur ki, çocuklara şakadan da olsa yalan söylenmemelidir.
Çocuklarımızı terbiye ederken onları korkutarak, “Yemek mi yemiyor? Bak baba kızar. Kızsana babası, yemeğini yemiyor!”; bir misafirlikte huysuzluk ettiğinde “Bak amca kızar, bak teyze çok kızar, iğnesi var.” gibi sözler sarf etmek doğru olmadığı gibi, “Yalan söyleme, Allah yakar!”, “Anneye karşı gelme, Allah kızar.”, “Şöyle yapma, Allah çarpar!” gibi uyarılar terbiye metodu değildir. Bunun yerine sevgi sözleri ile çocuğa hitap etmek gerekir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.), “Müjdeleyin, nefret ettirmeyin; kolaylaştırın, zorlaştırmayın.”[6] buyuruyor. Çünkü kişi sevdiği birini kırmaktan korkar. Örneğin 4 yaşındaki bir çocuk bile, önce annesini sever. Sonra da bu sevdiği annesini üzmekten korkar. Annem beni çok seviyor, ben de onu seviyorum. Böyle yaparsam annem üzülür, şeklinde düşünür. İşte çocuk terbiyesinde aşılanması gereken mantık bu olmalıdır.
[1] Hac suresi, 22:30
[2] Ahzâb suresi, 33:70
[3] Buhârî, Edeb, 69
[4] Ebû Dâvûd, Edeb, 88
[5] Ebû Dâvûd, Edeb, 7
[6] Buhârî, İlim, 12; Müslim, Eşribe, 70-71