Aşure Günün Önemi
Aşure günü neden önemlidir?
“Aşure” gününe bu ismin takılmasına sebep, bu günün muharrem ayının 10. günü olmasındandır. Bazı müfessirlerimiz aşure gününün Allah (c.c.) katında da seçkin bir yerinin olduğunu göstermek için, Fecr suresinin ikinci ayeti olan “On geceye yemin olsun!” ifadesine işaret ederler.[1] Tefsirlerde bu on gecenin, ramazan ayının son on günü ve zilhicce ayının ilk on günü olduğuna dair ifadeler bulunurken, muharrem ayının aşuresine kadar geçen on gece olduğu da beyan edilir. Buna göre Cenâb-ı Hak, bu gecelere yemin ederek onların önemini ve bereketini bildirir.
Öte yandan Cenâb-ı Hak, aşure gününde birçok peygambere değişik ikram ve ihsanlarda bulunmuştur. Âdem (a.s.)’ın tevbesinin kabulü, Nûh (a.s.)’ın tufandan kurtulması, Yûnus (a.s.)’ın balığın karnından salimen çıkması, İsmâil (a.s.)’ın doğumu, Yâkûb (a.s.)’ın gözlerinin açılması ve Eyyûb (a.s.)’ın hastalıktan şifa bulması, Hz. Mûsâ (a.s.)’ın denizi yararak karşıya geçmesi, Firavun’un ordusu ile denizde boğulması vs. hep aşure gününde gerçekleşmiştir. Bütün bunlar aşure gününün önemine delalet eder.
[1] Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır, Hak Dini Kur’ân Dili, c. 8, s. 5793