Mal-Mülk Alımında Eşler Arası İstişare
Çalışan eşlerin birbiriyle istişare etmeksizin bir mülk edinmelerinde, örneğin kocanın karısının fikrini almadan ev veya araba almasında dinen ne tür sakıncalar vardır?
İslam hukukunda, adına “sefeh” dediğimiz ve mali konularda muamele ehliyetine engel olan akli engelin haricinde hem evin erkeği hem de evin kadını mali muameleleri yapmaya hak sahibidirler. Yine İslam hukukunda evin geçimini sağlama görevi erkek üzerine yüklenmiştir. Buna rağmen meşru bir iş alanında kadınların çalışma hakları da elbette vardır. Çalışırlar ve mal sahibi olabilirler. Kazanmış oldukları servetleriyle her türlü mal alışverişlerinde bulunabilirler. Çünkü mülk edinme hürriyetine sahiptirler.
Eşlerin her ikisinin de böyle bir hakka sahip olmalarına rağmen, alınacak bir mal madem ki bir ailenin maslahatı için alınıyor, velev ki kendi şahısları için bile olsa, karı-kocanın beraberce istişareleri ile alınması ailenin daha uyumlu ve uzun ömürlü olmasına yardım eder. Çünkü Müslüman bir ailenin, Kur’an’ın övdüğü bir uygulama olan istişare ile hareket etmemeleri yakışık almaz. “Yine onlar, Rablerinin davetine icabet ederler ve namazı kılarlar. Onların işleri, aralarında danışma iledir.”[1] ayeti istişarenin önemini belirtir. Dolayısıyla alınacak bir malın, eşlerden birinin gizli kapaklı değil, karı-kocanın birbirleriyle danışarak almaları daha şık ve daha uygun olur. Aksi takdirde aile içinde güvensizlik oluşur.
[1] Şûrâ suresi, 42:38