İtikaf ibadetini yapmak için bana yardım eder misiniz?
İtikâf nedir? İtikâfa nasıl girilir ve nelere dikkat edilmelidir?
İtikâf, kelime anlamı olarak bir yerde beklemek, durmak ve kendini orada hapsetmek manalarına gelir. Dinî ıstılahta ise, akıl baliğ veya temyiz kudretine sahip olan bir Müslüman’ın, içinde beş vakit namaz kılınan bir camide ibadet niyetiyle bir süre kalması demektir.
İtikâf, Kur’an ve sünnet ile sabit olan bir ibadettir. Kur’an’da ramazan ayının geceleri ile ilgili bilgi verilirken Cenâb-ı Hak şöyle buyurmuştur: “Camilerde itikâfta iken de hanımlarınıza yaklaşmayın…”12 Bir başka ayette ise, itikâf ibadetinin daha önceki ümmetlerde de var olduğu ifade edilerek şöyle buyurulmuştur: “Ayrıca İbrâhim ile İsmâil’e şöyle ahit verdik: Beytimi, hem tavaf edenler için, hem ibadete kapananlar için, hem de rükû ve secde edenler için tertemiz tutun!”13 Hz. Peygamber’in ramazan ayının son on gününde itikâf yaptığını haber veren birçok hadîs-i şerif vardır. Onlardan bir tanesi şöyledir: Hz. Âişe (r.a.) anlatıyor: “Resûlullah (s.a.v.) ramazanın son on gününde itikâf yaparlardı. Bu durum vefat zamanına kadar bu şekilde devam etmiştir. Daha sonra Hz. Peygamber’in zevceleri itikâfı sürdürmüşlerdir.”14
Fıkıh kitaplarımızda itikâf ibadeti ile ilgili olarak da detaylar verilmiştir. Buna göre, içinde beş vakit namaz kılınan her mescitte itikâfta bulunmak caizdir. Ebû Hanîfe ve İmam Mâlik’e göre itikâfın nafile olarak en azı bir gündür. Ebû Yûsuf’a göre itikâfın en az süresi, bir günün yarıdan çoğudur. İmam Muhammed ise, itikâf için bir saatin yeterli olduğu kanaatindedir. Erkekler mescitte, kadınlar ise kendi evlerinde mescit edindikleri bir bölümde itikâfa girebilirler.15 İtikâf hüküm itibariyle üç kısımda mütalaa edilir:
- Vacip itikâf: Adanmış olan itikâftır. Adanmış itikâfa, en az bir gün süreyle girilir ve gündüzünde de oruçlu olmak gerekir. Hz. Ömer (r.a.), Resûlullah (s.a.v.)’e “Câhiliye devrinde Mescid-i Haram’da bir gece itikâfta bulunmayı adamıştım; ne yapayım?” diye sormuştu. Resûlullah (s.a.v.), “Adağını yerine getir.”16 buyurmuştur.
- Sünnet itikâf: Ramazan ayının son on gününde girilen itikâftır ve sünnettir. Hz. Âişe (r.a.)’dan rivayet edilen yukardaki hadîs-i şerifte anlatılan itikâf bu türden olan itikâftır. Bu itikâf “sünnet-i kifâye”dir. Dolayısıyla Müslümanların yaşadığı herhangi bir yerleşim bölgesinde bir Müslüman dahi bu görevi yerine getirirse diğer Müslümanların uhdesinden düşmüş olur.
- Müstehap itikâf: Vacip ve sünnet olan itikâfların dışında itikâfa girmek müstehaptır. Bu itikâfın belirli bir vakti yoktur. Hatta mescide giren bir kimse çıkıncaya kadar itikâf yapmaya niyet etse, mescitte kaldığı sürece itikâfta sayılır. Bu tür itikâfta oruçlu olmak şart değildir.
İtikâfa girerken, itikâf yapacağına niyet edilmelidir. itikâf camide olmalıdır. Cemaati çok olan camilerde itikâfa girmek daha efdaldir. Vacip olan itikâfta oruçlu olmak gerekir. Sünnet olan itikâfta ise, ramazan ayı içinde olunduğu için zaten itikâfa giren oruçlu olur. İtikâfa girecek olan kadınlar, hayız ve nifastan temiz olmalıdırlar. Cünüplük hâli itikâfı bozmaz. Cünüp olan, camiden dışarı çıkar, gusül abdesti alır ve yeniden itikâfa devam eder. Çocuklar da itikâfa girebilirler. Kadın, itikâfa girecekse kocasının müsaadesini almalıdır. İtikâfta iken kötü ve çirkin sözler söylenmemelidir. İtikâf günlerinde Kur’an, hadis, Allah’ı zikir ve ibadetle meşgul olunmalı ve temiz elbiseler giyilmeli, güzel kokular sürünülmelidir. Cinsî ilişkide bulunmak, ihtiyaç yokken mescitten dışarı çıkmak, bayılmak itikâfı bozar. Fakat itikâf yapılan camide cuma namazı kılınmıyorsa, cuma namazını kılmak üzere başka bir mescide gidilebilir. Küçük ve büyük abdest bozmak için mescitten dışarı çıkılabilir. Bunlar tabii ihtiyaçtır ve itikâfı bozmaz. İtikâfta olan kimsenin yemesi, içmesi, uyuması ve ihtiyacı olan şeyleri satın alması mescit çatısı altında olur.