Muharrem Ayında Kaza Orucu Tutmak
Kaza orucu olan bir kişi muharrem ayı orucu tutabilir mi?
Soruyu cevaplayabilmek için önce muharrem ayı ve orucunun ne olduğunu bilmemiz gerekir. Hicri takvime göre de yıl on iki aydır. Muharrem ayı ise, yılın ilk ayıdır. Ayrıca muharrem ayı haram aylardan bir tanesidir. Câhiliye döneminde dahi, bu ayda savaşmaz, kan dökmezlerdi. Muharrem aynı zamanda hicri takvimin başlangıcı ve yılbaşıdır.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Medine-i Münevvere’ye geldiği zaman, Medineli Yahudilerin muharrem ayında oruç tuttuklarını görmüştü. Onlar muharrem ayının onuncu gününde oruç tutuyorlardı. Sebep olarak da Hz. Mûsâ (a.s.)’ın Firavun’un zulmünden bu gün kurtulmuş olduğunu söylüyorlardı. Peygamber Efendimiz (s.a.v.), “Biz Mûsâ’nın sünnetine sizden daha yakınız.” dedi ve o gün oruç tuttu ve ashabına da tutmalarını emir buyurdu.[1] Yahudilere muhalefet ederek ayın dokuz, on ve on birinci günleri oruç tutmayı ashabına tavsiye etti ve şöyle buyurdu: “Ramazan orucundan sonra, tutulan oruçların en faziletlisi Allah’a izafet ile şereflendirilen muharrem ayındaki oruçtur.”[2] Bir başka hadîs-i şerifte ise, muharrem ayının onuncu gününe rastlayan ve pek çok önemli olayın cereyan ettiği aşure gününde tutulan orucun, bir yıl önce işlenen hata ve günahların bağışlanmasına vesile olacağı müjdelenmiştir.[3] Ancak ramazan ayı orucu farz kılınınca ramazan orucunun tutulması emredildi. Fakat aşure orucu tutulması serbest bırakıldı. Tutmayanlar kınanmadı.[4]
Muharrem ayında tutulacak oruç nafile, yani farz veya vacip olmayan bir oruçtur. Elbette tutulduğu takdirde mutlaka sevabı olacaktır. Kazaya kalmış ramazan orucunun tutulması da farzdır. Çünkü Cenâb-ı Hak, “Sizden her kim hasta yahut yolcu olursa (tutamadığı günler kadar) diğer günlerde kaza eder.”[5] buyurmuş ve tutulamayan oruçların kaza edilmesini gerekli kılmıştır. Dolayısıyla bir Müslüman, evvel emirde farz orucunu tutacaktır. Bunu muharrem ayında da diğer aylarda da yerine getirebilir. Muharrem ayında tutulursa bu ayın da bereketinden yararlanılmış olur. Fakat bilhassa Hanefî mezhebinde farz ibadetten borcu olanlar, nafile ibadetleri de yerine getirebilir. Dolayısıyla muharrem ayında farz borcu olan bir Müslüman nafile bir oruç olan aşure orucunu tutabilir.
[1] Buhârî, es-Savm, 69; Tecrîd-i Sarih, VI, 308, 309
[2] Riyâzü’s-Sâlihîn, II, 504
[3] Riyâzü’s-Salihîn, II, 509
[4] Buhârî, es-Savm, 69; Tecrîd-i Sarîh, VI, 307, 308
[5] Bakara suresi, 2:183