Dinde Denge(sizlik)
Efendimiz (s.a.v.) dinde aşırılığa gitmememizi buyururken ve önceki kavimlerin bu sebeple helak olduklarını belirtirken tam olarak neyi kastetmiştir?
Bu anlamda bize bazı hadîs-i şerifler ulaşmıştır. Onlardan birisi şu hadîs-i şeriftir: “Dinde aşırı gitmekten sakının. Çünkü sizden öncekiler dinde aşırı gitmekle helak oldular.”[1] Diğer bir hadîs-i şerif de şöyledir: “Orta yolu size tavsiye ederim. Çünkü her kim çok ince eleyip sık dokumaya kalkarsa din onu yener.”[2]
Hadislerde ifade edilen aşırı gitmenin anlamı; hakta sebat etmek, direnmek, her zaman takvayı esas tutmak, azimet üzere yaşamak demek değildir. Dinde aşırılık demek, dînin hükümleri arasında denge kurmayarak, daha az öneme sahip emirlerde aşırıya kaçarken, daha çok öneme sahip emirleri ihmal etmek demektir. Yani dengesizliktir. Mesela nafileler için takatin ötesinde gayret sarf ederken, bu şiddet ve titizlik yüzünden yorgun düşerek farzları, vacipleri ve sünnetleri ihmal etmek demektir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ibadete düşkün idi. Ama tahammül sınırlarını aşmazdı. Hiçbir zaman onun gece namazı, sabah namazını -hâşâ- ihmal etmesine de, ailesini ve ev halkını ihmal etmesine de, insanları ihmal etmesine de neden olmazdı. Bir Müslüman, nafileyi ihya edeceğim diye yorgun ve bitkin düşerek örneğin, farz namazlarını, eşini ve çocuklarını, misafirlerini, sağlığını ihmal ederse dinde aşırı davranmış olur.