Kuran’da İnfak Ayetleri
Kur’an’da infağa dair hangi ayetler vardır?
Kur’ân-ı Kerîm hâli vakti yerinde olan varlıklı Müslümanlara “Allah yolunda infak” konusunda emirler vermiş, infak ehli olanları birçok ayette övmüştür. Bu husustaki bazı ayetler şöyledir: “Ey iman edenler, kazandıklarınızın ve sizin için yerden çıkardığımız ürünlerin en helâl ve iyisinden Allah yolunda harcayın (zekât ve sadaka verin)”[1],“Mallarını gizli ve açık olarak gece ve gündüz harcayan kimseler var ya, işte onların, Rableri katında ecirleri vardır. Onlara hiçbir korku yoktur ve onlar mahzun da olmayacaklardır.”[2], “Mallarını Allah yolunda harcayanların hâli, her başağı yüz taneli yedi başak bitiren bir tohumun hâli gibidir. Allah dilediği kimseye daha kat kat verir. Allah’ın ihsanı çok geniştir. Her şeyi hakkıyle bilendir.”[3] Ayrıca infak edenlerin takva sıfatına sahip insanlar olduğu yine Kur’ân-ı Kerîm’de ifade buyurulmuştur. Nitekim Bakara suresinin daha ilk ayetlerinde takva sahiplerinin vasıfları sayılırken, “Allah yolunda infak edenler”, gayba inanan ve namaz kılanlardan sonra üçüncü sırada zikredilir.
Kur’ân-ı Kerîm, infakı yapılacak malların sahibini “birr sahiplerinden” kılacak şekilde olmasını da istemiş ve yapılacak infağın malların en sevilenlerinden yapılmasını uygun görmüştür. Ayette şöyle buyurulur: “Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcayıncaya kadar cennete ve iyiliğin en güzeline (birr) eremezsiniz.”[4] Sahabenin zenginlerinden Ebû Talha (r.a.) bu ayeti işitince en çok sevdiği mallarından biri olan “Bırhâ” adındaki bahçesini Allah yolunda tasadduk etmiştir.[5] Hz. Ömer (r.a.), Hayber ganimetlerinden hissesine düşen çok değerli bir araziyi Allah yolunda infak ederek vakfetmiştir.[6]
Hasan el-Basrî (r.h.m.) der ki: “Bir kimse sevdiği bir tek hurmayı bile Allah rızası için sadaka olarak verirse bu ayetteki ‘birr’ sıfatına mazhar olur.” Ömer b. Abdülaziz (r.h.m.), bol miktarda şeker dağıtır ve niye şeker dağıtıyorsun diyenlere de “Ben en çok şekeri severim.” derdi.[7]
[1] Bakara suresi, 2:267
[2] Bakara suresi, 2:274
[3] Bakara suresi, 2:261
[4] Âl-i İmran suresi, 3:92
[5] Buhârî, Zekât, 44, Vesâyâ, 17, 26; Müslim Zekât, 43; Ahmed b. Hanbel, III, 141, 256
[6] İbn Kesîr, Muhtasaru Tefsîr, Beyrut 1981, I, 299
[7] İmam Kurtubi, Câmi Ahkami’l-Kur’an, c. 5; s. 201