Bir Müslümanın Toplumsal Sorumlulukları
Kur’an ve sünnet ışığında bir Müslüman’ın üzerine düşen toplumsal sorumluluklar nelerdir?
İnsanlar medeni olarak yaratılmışlardır. Yani toplu bir şekilde yaşamak durumundadırlar. Bundan dolayı da aralarında karşılıklı olarak birtakım kaçınılmaz görevler vardır. Bunlar göz önünde bulundurulmadıkça, toplum hayatı tam manası ile devam etmez. Bunların bazıları şunlardır:
İnsanların hayatlarına saygı gösterilmek zorundadır. Çünkü her insanın yaşama hakkı vardır. Hiçbir insanın hayatına tecavüz edilemez. İslam’a göre bir insanı haksız yere öldürmek bütün insanları öldürmek gibidir. Bir insanın yaşamasına sebep olmak ise, bütün insanlara hayat vermek gibidir. [1]
İnsanların özgürlük haklarını gözetmek bir diğer sorumluluktur. Hiçbir insanın hürriyeti bir diğer insan tarafından yok edilemez. Fakat insanların hürriyetlerinin de belli sınırları vardır. Her insan, her istediği şeyi yapma özgürlüğüne sahip değildir. Bir başkasının hürriyetine saldırmak da hürriyetine saldırılmasına boyun eğmek de caiz olmaz. Bu yüzdendir ki, dinimizde hürriyetinden mahrum olanları özgürlüklerine kavuşturmak büyük sevap kabul edilmiştir. İnsanların bilgiye dayalı görüşlerine de saygı duymak gerekir. Dinimiz, bir insanın ilmî görüşüne tecavüz edilmesini hoş görmemiştir.
Dinimizde insanların namus ve şerefleri mukaddes sayılmış ve saldırıdan korunmuştur. Bunlara yapılacak saldırı ağır cezayı gerektirir. Bunun içindir ki, İslam’da gıybet, iftira, alay etme, sövme ve kötü söz söylemek kesinlikle haramdır. Bir başkasının namus ve şerefine saygı göstermeyenin kendisi de namus ve şeref duygusundan mahrumdur. Sosyal hayatta ferdî mülkiyet haklarını gözetmek, İslam’ın belirlediği önemli sorumluluklardandır. Herhangi bir kimsenin mülkiyet hakkına, mülküne ve tasarruf hakkına tecavüz etmek haram ve yasaktır. Herkes meşru şekilde çalışıp servet kazanabilir. Temiz ve huzurlu bir cemiyet hayatı ancak böyle devam edebilir.